Borçlar Kanunu’nda yapılan değişiklikle üretici fiyat endeksi kaldırıldı

Borçlar Kanunu’nda yapılan değişiklikle üretici fiyat endeksi kaldırıldı – Borçlar Kanunu’nda yapılan 18 Ocak 2019 tarihli değişiklik ile Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinde yer alan “üretici fiyat endeksindeki artış” ibareleri kaldırılmıştır.


344 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “üretici fiyat endeksindeki artış” ibareleri “tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin dördüncü fıkrasına “kararlaştırılmışsa,” ibaresinden sonra gelmek üzere “20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla,” ibaresi eklenmiştir.

Borçlar Kanunu 344. madde özellikle kira sözleşmelerindeki bedelin belirlenmesine ilişkin hükümlerin yer aldığı kanun maddesi olup bu maddedeki yazılı şekilde yapılan değişiklik yeni kira dönemlerinde kira bedeline uygulanacak artırımın hesaplanma şeklini tamamen değiştirmektedir.

Kanun maddesinin değişiklikten sonraki hali şu şekildedir;

“…

Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında (DEĞİŞİK İBARE RGT: 18.01.2019 RG NO: 30659 KANUN NO: 7161/56) (GEÇER. TAR.: 01.01.2019) (KOD 1) tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının (DEĞİŞİK İBARE RGT: 18.01.2019 RG NO: 30659 KANUN NO: 7161/56) (GEÇER. TAR.: 01.01.2019) (KOD 1) tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hakim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hakim tarafından (DEĞİŞİK İBARE RGT: 18.01.2019 RG NO: 30659 KANUN NO: 7161/56) (GEÇER. TAR.: 01.01.2019) (KOD 1) tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.

Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, (EKLENMİŞ İBARE RGT: 18.01.2019 RG NO: 30659 KANUN NO: 7161/56) (GEÇER. TAR.: 01.01.2019) 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.

Değişikliğin yayınlandığı Resmi Gazete’de gerek Borçlar Kanunu gerekse diğer kanunlarda ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapan kanuna buradan ulaşabilirsiniz.

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk

“Ticari Dava” – Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamına “Girmeyen” Konular
Ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri;
TTK m. 4. uyarınca mutlak ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri, m 5/A hükmünde sadece davalardan söz edilmiş olduğundan dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.Bu çerçevede,
-doğrudan doğruya iflas,
-konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması,
-konkordatonun tasdiki gibi çekişmesiz yargı işleri sayılabilir
-İhtiyati Tedbir İhtiyati Haciz ve İcra Takipleri;
TTK m.5/A’da dava denildiği için
-İcra takibi,
-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri ,
Dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.
Ancak, ticari dava niteliğinde bir dava açılacaksa;

  • İhtiyati tedbirden sonra HMK m.397 uyarınca iki hafta içinde,
  • İhtiyati hacizden sonra İc.İf.K.264/I uyarınca yedi gün içinde arabuluculuğa başvurulmalı.
    Her iki halde de süresinde arabuluculuğa başvurulduğunda dava açma süreleri işlemez.
    -Tahkim &hakem
    Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (6325 s.y.18/A-18)
    Taraflar arasında tahkim sözleşmesinin olup olmadığını veya geçersiz olduğunu arabulucu denetleyemez.
    İht.tedbir-iht.haciz- Dava Şartı Arabuluculuk
    Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (6325 s.y.18/A-16)

Tüketici Davaları (Ticari dava niteliğindekiler) yönünden Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamı –(Tüketici Hakem heyetine başvuru öncesi dava şartı var mı ?)
– Bir tarafın ” ticari veya mesleki olmayan amaçlarla” yapmış olduğu sözleşmeler tüketici işlemi/sözleşmesi sayılır.
– Tüketici işlemlerinden kaynaklanan davalar tüketici mahkemesinde görülür.
– 6502 sayılı TKHK m.68(1) 8.480-TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetlerine başvurulması zorunludur. Bu bedelin altındaki uyuşmazlıklarda HUAK m.18/A hükmü gereği hakeme başvurulması zorunlu olan hallerde arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanamayacağından dava şartı arabuluculuk söz konusu olmaz.
– 8.480.-TL üstündeki tüketici uyuşmazlıkları TTK m.4 veya özel kanunlara göre ticari dava sayılıyorsa amaçsal yorumla dava şartı arabuluculuğa tabidir.
– Zira böyle bir halde uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülse bile önce TKHK hükümleri ardından TTK hükümleri uygulanacaktır. Örnek Sigorta rücu davaları
– Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (6325 s.y.18/A-18)

Sigorta Davaları; Dava Şartı Arabuluculuk
– Tüketici sözleşmesinden kaynaklanmayan sigorta uyuşmazlıkları TTK m.4(1) hükmü gereği mutlak ticari dava sayılır.
– Bunlar ile tüketici hakem heyeti sınırının üzerindeki (8.480.-TL üstündeki ) tüketici mahkemesinde görülmesi gereken sigorta davaları dava şartı arabuluculuğa tabi.
– Sigortacılık Kanunun 30.maddesine göre ihtiyari sigorta tahkimine başvurmak için sigortacıya başvurmak zorunludur.
– Sigorta uyuşmazlığında diğer yargı yollarına başvurma için böyle bir zorunluluk olmadığı için, dava şartı arabuluculuk için bu başvurunun yapılıp yapılmadığının önemi yoktur.
– KTK 97 ye göre KTK ZMMS ye başvuru zorunlu olduğundan hem sigortacıya başvurup hem de aynı anda Arabulucuya başvuru mümkün
– HUAK 18/A(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Karşı Davada;(HMK m.133 ) Dava Şartı Arabuluculuk

– Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır.
– Açılacak karşılık dava zorunlu arabuluculuğa tabi ise bu süre içinde önce zorunlu olarak arabuluculuğa başvurulmalı.
– Arabuluculuk sürecinde karşılık dava açma süresi durur. (6325 s.y. 18/A- 15)
– HUAK 18/A(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

İtirazın İptali Davası ve İtirazın Kaldırılması;( Ticari Dava- Dava Şartı Arabuluculuk)
– İlamsız icra takibine itiraz edilen alacaklı, itirazın hükümden düşürülüp takibe devam edilebilmesi için iki yola başvurabilir.
– Bunlardan birincisi İİK’nun 68. maddesi uyarınca İcra Hukuk Mahkemesi’nden itirazın kaldırılmasını talep etmek,
– diğeri ise aynı kanunun 67. maddesi uyarınca genel mahkemede itirazın iptali davası açmaktır.
– itirazın kaldırılması talepleri dava olmayıp, takip hukuku bakımından alacaklıya bahşedilen hukuki bir yoldur.
– TTK m.5/A ticari davalardan bahsettiğine göre dava niteliği bulunmayan itirazın kaldırılması taleplerinin dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmadığını söylemek gerekir.
– İİK’nun 67. maddesi uyarınca genel mahkemede açılacak itirazın iptali davası sonunda verilecek hüküm maddi anlamda kesin hüküm oluşturur.
– Bu nedenle itirazın iptali niteliği itibariyle dava olduğundan ticari dava niteliğinde bulunması halinde dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu tartışmasızdır